Google / Facebook / Twitter ve Youtube…

“Google Guys” adıyla ün saldılar. 1990’larda Stanford Üniversitesi’nde okurken yaptıkları çalışma sonucu bir internet arama motoru yarattılar. Bu onları dünyanın en zengin 100 kişisi arasına soktu. Dünyadaki tüm bilgileri organize etme ve erişilebilir kılma amacıyla yola çıkmışlardı. Siber savaş ve dijital devrimlerin beyni Google’dır.

2001’d e DARPA (İleri Savunma Araştırmaları Ajansı) tarafından 2 milyon dolar gibi bir fonla desteklenmiştir. Amacı, “dünyadaki tüm bilgileri toplayıp insanlık hizmetine sunmak” bahanesiyle, ABD Milli Güvenlik Ajansı, Pentagon ve diğer istihbarat kurumlarına sunmaktır.

2001 yılında Apple’ın Eric Schmidt’i Google’ın içine girdi ve kısa zamanda yönetim kurulu başkanı oluverdi. Gerek ABD dışişleri, gerek Pentagon, gerek istihbarat örgütleriyle iç içeydi.

Google, CEO’luğu dışında, çok uluslu şirket yöneticileri ve CFR Dış İlişkiler Konseyi yönetiminin de içinde olduğu New America Vakfı’nın da başındaydı. Ayrıca 2016’da, ABD Savunma Bakanlığı “Savunma Yenilikleri Dairesi” yönetim kurulu başkanlığına da getirildi.

Bugüne kadar açılan davalardan da anlaşılacağı gibi, Google tüm kişi, kurum hak ve özgürlüklerini defalarca ihlal etmiş, bilgi sıralamalarında taraflı ve sansürcü davranmış, telif haklarını ihlal etmiş bir teknoloji siber savaş aracı. Google dünyanın en güçlü ve en etkili ve de en tehlikeli şirketlerinden biri.

Ve “Big Brother” Facebook’u Yarattı…

Google’ı “Facebook, Twitter, Youtube” devrimi takip etmiştir. Hepsi birbiriyle iç içedir. Ve 2006 yılında dünya sahnesinde yerlerini almışlardır.

Mark Zuckerberg, dört arkadaşıyla Harvard Üniversitesi yurdunda Facebook’u planlarken dünyada 1 milyardan fazla insanın bilgisayar ve telefonlarına “kelepçeleneceğini” hayal etmiş midir bilinmez, ama bugün Washington’un en muteber adamıdır. Renkli devrimlerin dünyayı sarstığı bir anda siber savaşın dört atlısı ortaya çıkmıştır. Onlar dijital savaşların “generalleri” olmuşlardır.

Renkli devrimlerde Facebook’ta örgütlenen dijital aktivistler, sokak sokak planlarını Googlemap’ten yapacak, Twitter’la sokakta haberleşecek, Youtube’dan olayları anında taraftarlara iletecekti. Dijital ordu harekete hazırdı.

Yıllar sonra bu öğrenci projelerinin askeri amaçlarla fonlandığı ortaya çıkmıştır. Facebook, Twitter ve diğer sosyal medya araçları milyonlarca insan üzerinde, ülkelerde “duygu akışı”nı, “fikir eğilimleri”ni araştırmışlardır. Pentagon’un ısmarladığı bu araştırmalar, psikolojik anketler, bu mecrayı kullanan insanlardan habersizce yürütülmüştür ve bu bir suçtur.

2012’de Pentagon’dan ısmarlanan araştırmanın konusu “sosyal medyada geniş çaplı duygusal yayılmanın deneysel kanıtları”dır.(1)

Bu araştırmada, sosyal medya ile sosyal kalkışma arasındaki ilişki araştırılmıştır.

Cornell Üniversitesi’nden Jeffrey Hancock, bu araştırmacılardan biri olduğunu açıklamıştır. Pentagon’a bağlı Araştırma Merkezi Minerva’dan para almış ve “Otoriter rejimlerde sosyal dinamikler ve söylem modeli” başlıklı araştırmada görev almıştır.

Özetle, Facebook ve Twitter dünyada milyonlarca insanın izini sürmekte ve davranış modelleri çıkarılmaktadır. Buna bağlı olarak milyonlarca trol sosyal medyaya yüklenmekte, söylem ve algı yönetilmektedir.(2)

(1) Experimental evidence of massive-scale emotional contagion through social networks. https://mic.com/articles/92819/that-controversial-facebook-emotion-study-may-have-a-troubling-government- connection#.Ml98gnWc0

(2) Brett van Niekerk-Manoj Maharaj makalesi: 2012 International Journal

ZEMBEREK Kasım 2016 / Sayfa 103

———–

BANU AVAR
24 Kasım 2016
Reklamlar